2 Ekim 2016 Pazar

İstanbul macerası




Daha öncede söylediğim gibi İstanbul'dan geldim ben Sakarya'ya. Yani ilklerim, bütün çocukluğum İstanbul Pendik'te geçti benim. Geçen gün waikiki'de çalışıyorum, tam molaya çıktım Aybike aradı Pendik'ten anaokulundan arkadaşım baya eski bir dostum yani :) Açtım telefonu neredesin ne yapıyorsun dedi yarın ne yapacağımı sordu. Bende evdeyim çalışmıyorum dedim. O zaman seni kaçırsam olur mu bize gelsene yarın dedi. Tabi sevindim ama işin verdiği yorgunluk bide nasıl giderim falan düşüncesi ben sana aksam haber veririm dedim. Akşam babama sordum tabi düşünüyorum seda falan dedi oyaladı. Birde akşam armağan mesaj attı, ne yapıyorsun diye. Dedim yarın İstanbul'a gitme gibi bir durumum var hazırlanıyorum öyle. Aaa dedi bende yarın İstanbul'a gideceğim, saat kaçta gideceksin falan derken aynı saatte İstanbul'a gideceğimizi öğrendim. Daha çok heveslendim tabi :) Babam biraz daha oyaladıktan sonra gitmek istiyorsan git dedi. sabah baya erken bir saatte tren vardı. Sabah gözlerimi açtığımda hava o kadar karanlık ve kasvetliydi ki dedim Seda vazgeç sıcak dön yatağına. Tabi el mahkum gittim duşumu aldım giyindim. Babam gara bıraktı hemen biletimi aldım bindim trene. 2-3 durak sonra armağan geldi baya sarıldık falan. 1 senedir görmüyordum aşırı özlemişim :) Sonunda geldimmm. Pendik'teyim çok uzun zaman olmuştu gelmeyeli. Aşırı özlemişim. Aybike ile sarıldıktan sonra armağan gideceği yere gitti bizde Aybike ile markete gittik. Kahvaltı faslı sohbet muhabbet derken zaman çok hızlı geçti tabi. Gülsevim'e sürpriz olsun diye söylememiştim geleceğimi, sürpriz yapmayı düşünüyordum fakat dayanamadım söyledim. Kanka ben Pendik'teyim buluşalım mı dedim önce fazlasıyla şaşırdı sonra buluşalım dedi ve yer olarak penCR cafeyi seçtik. Hazırlandım evden çıktım. Bilin bakalım yine kim geç kaldı tabi ki de ben :) koş koş birazcık bekletmiş olabilirim. Gır gır şamata selfie derken Türk kahvelerimizi yudumladık falımıza baktık çıktık biraz gezdik sonra dağıldık. Ya aşırı seviyorum ve aşırı özlemişim. Keşke o buluşma hiç bitmeseydi falan. :( Aybike'lere geçtim baktım kapıda beni bekliyor kardeşini Mc Donals'a bıraktık. Sefa aramış konuşalım diye onunla buluştular yarım saati geç bütün günüm onların yanında harap oldu. akşamında da olaylar falan. Ertesi gün uyandım, ekmek almaya gittim. Geldim krep yaptım. Annemler gelecekti annem geldi sonra kahvaltı yaptık. Sonra çıktık annemle gezdik. Alışveriş falan yaptık. Mc Donals'da oturduk çay içtik. Tantuni yedik. Sahile indik, sahil havasını içimize çektik. Sonra babamla kardeşim almaya geldi. Tuzla marina'da gezdik. Tabi ki dönüş yolunda her zaman olduğu gibi Köfteci Yusuf'a götürdü babam. Gerçekten enfes köfte yapıyorlar ciddi tavsiyemdir.

İşte böyle değişik karman çorman iki günü daha geride bıraktım bir daha ne zaman giderim bilmiyorum ama inşallah arayı açmam çünkü ben İstanbul'a aşığım, çok seviyorum o şehri! Hadi şimdi size doğduğum, büyüdüğüm şehirden resimleri gösteriyim. :D




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder